Poyraz Karayel Sözleri, Poyraz Karayel Dizi Replikleri

Poyraz Karayel Sözleri, Poyraz Karayel Dizi Replikleri
Bu sayfamızda Poyraz Karayel dizi sözleri ve dizi replikleri vardır. Dizi içerisindeki ön planda olan bütün oyuncuların sözleri mevcuttur. Dizini en güzel repliklerini ve güzel sözlerini sizler için derledik.

  • Bu
    dünya her şeyden anlayan insanlar yüzünden bu halde.
  • Gitmek
    ayrılık demek değildir, gitmek gitmektir..Ayrılık; ölümle eş anlamlı..
  • Bilemezsin
    Albayım bilemezsin… Bizim kaderimiz bu, anlamını bilmediğimiz kelimeleri
    yaşamak.
  • Mezar taşlarına yanlış adama bulaştılar yazarız. Sorun yok.
  • Tutunurken
    benim ellerimi bırakmak zorunda mıydı?
  • Bu
    insanlarla oturulmaz, bu insanlardan anca gidilir!
  • Anlamıyorsun…
    Toprağa giren sendin ama ölen benmişim Poyraz.
  • Hadi yaşamayı beceremedik… Ölmeyi nasıl beceremez insan?
  • Bir
    insan bu kadar güzel kokmamalı. Haksızlık yemin ediyorum. Çiçek olsam
    utancımdan solarım ya..
  • Delirmek
    Albayım.. Kim bilir ne güzel şey. Düşünsene aklın yok bir kere.. Beni hep
    bu aklım mahvetti Albayım.
  • Bahri: Ben bir evlat, Sinan da bir
    baba kaybetti..
  • Bi
    kalbi bi kere kırarsın anlarım. Seninki kalp kırmak değil artık cinayete
    tam teşebbüs.
  • Poyraz: Anlamlar Albayım. Bazı kelimelere sığmıyor. Ayrılık mesela… Sevenlerin sınavı diyebilir miyiz?
  • Hala
    seviyor onu… Hain de olsa hala aşık. İncitmez Ayşegül’ü.

  • Ben
    senin için bütün dünyayla savaştım Ayşegül!
  • Ayşegül: Bi aşık olalım dedik
    felaketim oldun Poyraz! Sen sadece bi aşkı mahvetmedin! Bi hayatı
    mahvettin.
  • Poyraz: Bir daha görmeyeceksin beni!
    Kimse de benim gibi sevmeyecek seni! Başka kimsenin kalbi Ayşegül diye
    atmayacak!
  • Sen bana ihanet etmedin, sen kendine ihanet ettin!
  • Kadın
    Mahkum
    : Neyse
    üzme kendini. Sayılı gün çabuk geçer derler. Darlandıysan az uzan..
  • Ayşegül: Babam sakın gelmesin. Kalbi
    var. Düşün… Onun bile kalbi var.
  • Poyraz: Ağlamıyorum albayım…
    Eriyorum. Yavaş yavaş eriyorum… Biraz şansım varsa buhar bile olurum…
  • Kızın
    da hayatını mahvettin… Tecrübelisin bu konuda.
  • Silahsız
    bir adamı öldürmeyecek kadar mert olduğunu duymuştum Bahri Umman.
  • Ayşegül: Canım acıyo benim! İçim acıyo Poyraz… Kalbimi canlı canlı sökseydin bu kadar acımazdı…
  • Şimdi
    buradan babamın yanına gidecem, senin polis olduğunu söyleyecem!
  • Dünyaya
    haksızlık ediyorsun ama şu an. O kadar da kötü bir yer değil bence.
  • Ben
    nasıl Bahri Umman oldum biliyor musun? Sevdiklerimden vazgeçerek!
  • Poyraz: Bana öyle davranma… Ayrılık
    lafları etme bana… Yakınından kıyısından geçme mümkünse.
  • Zülfikar: Bu dünya diyorum! Akıl ve
    zalimlikle yönetiliyor! isyan etmek bi halta yaramıyor! Aşık olmamız
    lazım! Çiğdem seninle benim kavuşmamız lazım! Kavuşursak ne olacak biliyor
    musun! Dünyanın bütün bankaları biz kavuşursak batacak! Hazine bonoları
    tahviller senetler hepsi yanıp kül olacak! Borsalar, birleşmiş milletler
    hepsi belasını bulacak.
  • Biraz Oğuz
    Atay
    , Bi tutam Cemal
    Süreya
    . Önce ayakların yerden kesilir, sonra bir
    bakmışsınız başaşağı düşüyorsunuz.
  • Poyraz: Unuttun galiba. Benim adım
    Poyraz Karayel. Benim başıma bir takım felaketlerin gelmesi için mantığa
    gerek yok.
  • Bahri: Bu şehir sandığın kadar büyük
    değil.Bizler basit adamlar değiliz.Bak yedi derviş bir posta oturur iki
    padişah cihana sığmaz.
  • Zülfikar: Anlatmaya çalıştım dün! Benim
    altın gibi bi kalbim yok! Ben polis filan da değilim!
  • Poyraz: Bir şey eksik ama… Tam
    bulamadım.
    Ayşegül: Ben söyliyim cesaret hapı.
  • Poyraz: Ah be oğlum. Onca yıllık aşk
    hayatımda bir kere böyle milletin içinde haykırmadım!
  • Ayşegül: Ya adam kızını vermiş sana
    kasadaki dosyayı mı vermeyecek!
  • Poyraz: Ya sen ne biçim doktorsun!
    Niye sakin olacakmışım! Aşığım seviyorum! Bağımlıyım diyorum!
  • Bahri: Ayşegül’üm seninle mutlu
    olacaksa bırakalım olsun. Mutlu olun. Yarından sonra gelme bi daha.
  • Ayşegül: Bırak nolur bir kere
    hayatımda bir kere mutlu olayım..İstemez misin mutlu olmamı?
  • Sefer: Ama önce gözyaşlarını sil,
    dayanamam..
  • Sema: Bunu yaptıran adam gözlerimin
    içine bakmadan ölmeyecek.
  • Bahri: Aşıklık zor meslektir
    evladım. Sevdiğinden bir şey beklemek olmaz. Aşıklık vermek mesleğidir
    almak olmaz.
  • Zülfikar: Adamlar komünist de yemekleri
    kötü.Yoldaşlık da bi yere kadar. Kurbağa da yenir mi lan.
  • Poyraz: Evlilik ciddi bir müessese
    Ayşegül. Şakaya gelmez!
    Ayşegül: Ne müessesi be! Şirket mi kuruyoruz!
  • Ayşegül: Evlen benimle..
    Poyraz: Sen ciddi misin?
    Ayşegül: Kalp krizi kadar ciddiyim.
  • Bu iş
    böyle yürümeyecek.Yani senin aklından sanki başka şeyler geçiyor. Ben
    yokum senin dünyanda.
  • Sema: Seni bi daha
    göremeyeceğim sandım bi an…
    Sefer: Zaten görmüyorsun ki..
  • Zülfikar: Yanmak mesele değil de.
    Küresel Güçlerin yerle bir olduğu bir dünya hayalim vardı o yalan oldu.
  • Kuşlar
    sever, kuzular sever, börtü böcek sever de polisler sevmez mi?
  • Poyraz: İyi ki sen varsın… Sen
    olmasan çoktan pes etmiştim Ayşegül.
  • Poyraz: Ya ne olmuş! Aşık olduk!
    Sevdik! Ne olmuş! Bütün dünya bir oldu Ayşegül’le beni ayırmaya çalışıyor!
    Ne yaptık biz ya!
  • Gözlerini
    gördünüz mü? Köy çocukları gibi bakıyordu.. Kömür gibi.. Öyle mahsun..
    öyle fukara..
  • Çünkü
    sende bi baba buldu! Benim kaybettiğimi buldu! Yine babasız kalmayı
    istemedi! İşte bu kadar basit!
  • Poyraz: Ev hanımlığı dünyanın en zor
    mesleği be… Koca evden sen sorumlusun düşünsene…
  • Ayşegül: Poyraz’ın ne yaptığının
    farkındasın di mi baba? Benimle gelmek yerine senin için ölmeyi tercih
    etti…
  • Poyraz: Bana her şeyin
    öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini
    öğretmediler
  • Sen
    sakın büyüme, büyürsen
    ölürsün oğlum.
  • Aşığım
    sana.. Nasıl anlamazsın ya, herşeyi anlayan Sema bi bunu anlayamadı…
  • Bilseler
    de bilmeseler de umurumda değil…
  • Öyle
    adamlar biliyorum ki Zülfikar, hem vurursun hem de oturup başında
    ağlarsın..
  • Defolup
    gidiyorum hayatınızdan, istediğiniz oldu mu? Sen ne büyük bir adammışsın
    be..
  • Beni
    isterseniz vurun, öldürün burda.. Ben sizin kızınızı sevmeye devam
    edeceğim..
  • Dokunma
    bana! Artık benim dedem değilsin!
  • – Gel
    desem gelemezsin ki..
    * Kal desen de kalmam zaten..
  • Hem
    gülü seveyim diyorsun, hem elime
    diken batmasın. Rezil rüsva olmayı göze alamayandan aşık olur mu?
  • – Beni
    bırakıp gidiyor musun?
    * Ben seni hiç bırakıp gider miyim? Biz seninle kuru fasulye pilav gibiyiz!
  • Poyraz: Beni korkutan yokluğun değil,
    Yokluğuna alışmak…
  • Abi
    polyanna’yı dağa kaldırmışlar “ohh demiş dağ havası iyi geldi” demiş.
    Seninki biraz o hesap oldu.
  • Sefer: İngilizce dediğin nedir ya?
    İt iz e pensıl. Dis is e vindov. Bu!
  • Poyraz: Oğlum sen aklını mı çıldırdın
    ya! Mafyacılık oynamak ne demek?
  • Yalnız
    sana bi lakap bulmamız lazım. Kara Sinan dicem ama… Senin tipine gitmez.
  • – Sefer:
    Baba be… Sen aşkı bilir misin?
    Bahri: Evladım. Gözüne uyku
    giriyorsa sen aşık değilsin. Boğazından lokma geçiyorsa… sen aşık
    değilsin. Sözün özü. Sen sende olduğun sürece sen aşık değilsin.
  • Poyraz: Aç mısın diye sordun ya,
    Seni seviyorum demenin bir başka yolu…
  • Poyraz: Başımıza hiç bela gelmezse
    birbirimizi sevdiğimizi nasıl anlıycaz?
  • Bazı
    insanlar ikna edilemez; ama bazıları satın alınabilir…
  • Bahri: Bu dünyada gerçek olan tek
    şey bir erkeğin gözyaşlarıdır..
  • Poyraz: İnanacak mısın bana!
    Seni sevdiğime inanacak mısın onu söyle!
  • Hakkımı
    helal ediyorum size. Ama bilmiş olun bu gece bu sofrada son kez
    beraberiz..
  • Hayatımda
    ilk kez birine güvendim. Hiç mi vicdanın sızlamadı?
  • Zülfikar: Ulan 60 yaşında kadına
    vurulur mu, kadına vurulur mu? Erkeksin ya hadi bana da vur.
  • Bugüne
    kadar bir tane soruma doğru dürüst cevap vermediğinin farkında mısın
    acaba!
  • Ayşegül: Neyi nasıl söyleyecekmişsin?
    Poyraz: Seni sevdiğimi nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum…
  • Ayşegül: Sinirleniyorsun, üstüne
    gelindiğini düşünüyorsun. Bu ne demek oluyor, yalan söylüyorsun!
  • Sevgi
    taze bitti, şefkat bana yetecek kadar var, huzur ise zaten hiç uğramadı.
  • Ben
    işlerimi iki türlü hallederim. Bir güzellikle, iki kendi yöntemlerimle.
  • Bahri: Ben hayatım boyunca
    kimseyi tehdit etmedim. Çünkü kimse o kadar ileri gidemedi.
  • Küsme
    bana oğlum, ne olur yapma. Sen inanmıyor musun bana? Ben sana ne zaman
    yalan söyledim?
  • Ya daha
    sen ayrılmayı beceremiyorsun, sevmeyi nasıl becereceksin zaten…
  • Bahri: Kadına silah çeken adam
    bu alemde adam değildir, bir daha eline silah almayacaksın Kulaksız..
  • Poyraz: Hayalleri kırmayı
    keşfeden ilk insan benim babamdır.
  • Ayşegül: Poyraz senin aklından kötü
    bir şey geçiyor…
    Poyraz: Sen bi de kalbimden geçenleri gör…
  • Sinan; Baba neden sevmiyorlar
    beni? Ben onlara ne yaptım ya? Bir insan aşık oldu diye… Bu kadar üstüne
    gelinir mi?
  • Ayşegül; Benim burda bir hayatım
    yok… Aşık olamıyorum… Sevemiyorum… Bağlanamıyorum… Hayatımda sadece korku
    var. Nefret var. Acı var… Anlıyor musun beni?
  • Kal
    desen de… Kalamam zaten… Hep bu zatenler, keşkeler mahvetti binlerce
    aşığı!
  • Sen
    bilmezsin, benim kalbim bile bana yalan söyler. Ona bile güvenmiyorum…
  • Benim
    başımı belaya sokmak için önce kendimi beladan kurtarmam lazım.
  • Kızları
    kendimize nasıl aşık ederiz? Kızlar serseri erkeklerden hoşlanıyorlar
    anladın mı?
  • Biliyormusun
    baba. Ben küçükken hep senin gibi olmak isterdim. Ama artık en korktuğum
    şey, senin gibi olmak.
  • – Bana
    bir mektup yazmış olsaydın, bende sana cevap vermiş olsaydım.
    * Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden
    kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.
  • Sen
    haklıydın ya, oğluma beladan ve berbat bir gelecekten başka verecek hiçbir
    şeyim yok.
  • – Baba,
    neden yapıyorsun bana. Sende annem gibi bırakıp gidecekmisin beni.
    * Oğlum bu dünyada hiç kimsenin benle mutlu olma şansı yok.
    – Ben olurum. Söz. Bak açarsan kapıyı seni ömür boyu affetmem.

  • Poyraz senmisin?
    * Duruma göre değişir.

  • Beyefendi aşık olmuş ya.
    * OoooOooO
    – Adı Pelin baba. Melek gibi. Altın sarısı saçları var.. Mavi gözler..
    Böyle burnu biraz hafif kalkık. Baba görmen lazım, çok güzel..
    * Kızları kendimize nasıl aşık ederiz. En kestirme yolu ona pislik
    gibi davranmaktır.
  • Gökten
    bela yağdığını düşün, seninde kaçacak, saklanacak hiç bir yerin olmadığını
    düşün.. İşte aşk böyle birşey.
  • – Neden
    Doktor oldun?
    – Bilmem, sen neden Polis oldun?
    – Kızlar üniformalı erkeklere bayılır dediler.
    – 🙂
  • – Ya
    alıp kaçırsaydı sinanı o manyak?
    * Manyak dediğiniz o çocuğun babası.
  • Başını
    belaya sokacağını biliyordum.
  • – Senin
    en azından başının ucunda bir baban vardı.
    * Sen bütün İstanbul’a baba oldun, bir tek evlatlarına baba olamadın.
  • Biri
    bana oyun oynuyor, biri bana fena kafayı takmış.
  • Biraz
    değişik bir adam. Biraz serseri bir tipi var. Hani böyle tutunamamışta bir
    tutsa bırakmıcakmış gibi. Şimdi baktığında bir eşi yok. Boşanmış, gelecek
    desen oda yok. Romantikte değil hatta kaba. Anne ben aşık oluyorum. Bu
    berbat adama çok fena aşık oluyorum. Şimdi böyle yaslasaydım başımı
    omzuna, sana Poyraz’ı anlatsaydım. Sen uzak dur o serseriden deseydin. Ben
    ağlasaydım. Sen bana kıyamasaydın. Keşke bunları babamada anlatabilseydim…
  • – Hadi
    anlat bakalım. Kimsin sen?
    * Polistim ben. Şimdi yalnızca oğlunu geri almaya çalışan bir
    babayım.
  • Onunla
    tanıştığım güne lanet ediyorum.
  • Her
    insan ikinci bir şansı hak eder.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Güzel Sözler