BİR YERE YAZMIŞTIM SENİ

BİR YERE YAZMIŞTIM SENİ
Bir yere yazmıştım işte

hatırladığım ve hatıralarda yaşattığım
Koşup oynadığım ve oyunlarında kaybolduğum bir dünyada
Yazıp üzerini karaladığım kağıdımı yırtıp buruşturduğum
Suratımı ekşittiğim
Biraz tatlı yada biraz acı bir anında söylenmiş bir söz gibi her an tetikte bekleyen ve söylendiğinde bir koca dünya yıkacak kadar acımasız,
Bir yere yazmışım seni henüz okunması mümkün olmayan, yaşanmamış, kurulmuş hayallerimde tüketirken kalemimi,
Bin yazsam ki ne fayda, sana diyemedikten sonra
Halbuki bir yere yazmıştım…

Birkaç kelimeydi belki bir ömre bedel, ama şimdi bedelini ödüyorum.
Söylediklerimin yada söylemediklerimin,
Zamanın bir yerindeyim elde kalem,
Yarı çıplak yazıyorum bu baldırı çıplak alemin içine yavaş yavaş ederken,
”Sana ne lan dünyayı sen mi kurtaracaksın”  diye seslenen bir sese… ”S.ktir lan” dercesine inat yazıyorum işte…
Alemi sıçıp sıçıp gitmeye yer sananlara,
Bir sözüm olsun der ve giderim.
fark eder mi dersen, seninde ağzına bir sıçımlık yer bırakıyorum.
O kadar çok şey yazmışım ki, hiç bir şey kadar çelişkisiz..
Bir yere yazmıştım seni halbuki…

Halimin ne olduğunu bilmediğim bir yerdeyim ve nereden nereye gideceğimi bilmediğimi, bu kelimelerin sonunda seni yazdığım o yerin neresi olduğunu hatırlamam mümkün mü onuda bilmiyorum.

Bende gidip gelen bu arıza vaziyeti
Bu belirsiz zalim zamanın içinde kelimeleri eğip bükmekle meşgulüm
Aklım bir tımarhane sanki
Yüreğim deli ellerim kaleme kelepçe olmuş
Kağıt ise bir zavallı
En belli belirsiz mahkum bir sonraki satırı beklerken, ben noktasız virgülsüz kafamda bir dünya soruyla bir köşede yarı çıplak fikirlerimi döküyorum yada öyle olduğunu sanıyorum..

Oysa,
Seni hala nereye nasıl yazdığımı hatırlamıyorum.

Ama biliyor musun ?
Bilmediğim bir yerde, bildiğim tüm kelimelerin her hangi bir yerindesin hep..
Aklımın duvarlarında yada ruhumdan bir parça ve hatta yüreğimdeki ses arasında bir yerde…
Rüzgara, suya, kuşlara ses veren, gördüğüm güzelliklere renk veren, güzel kokan her şeydesin,
Damağım ve dilim arası her tat sana mahsus sanki!
Ama hala seni nereye nasıl yazdığımın farkında değilim.

Ve kendimde değilim
Aklımla yüreğim arası
Kalemle kağıt arası
Kelimelerimin arasında sıkışıp kalmış üç beş satırda kendimi satıyorum kalemin beni susturacağı o ana kadar.
İşte o an geldiğinde ben bitmiş isem,
ve sana yazdığım o binlerce kelimenin arasında ben hala seni yazdığım şeyi hatırlamıyorsam,
Ne acı diye düşünme ne olur…
Ne olur ne olmaz diye her an aklımdaki dünyanın sınırlarını genişletip, kelimelere telaffuzu mümkün her şeyi telef etmeden yazdığım bunca şeyden sonra hala bir şey anlayıp anlamadığını sorsam sana..
Ne olurdu cevabın bilmem ama,
Şimdi ruhumun bir yerinde sen
Her yerinde alemin binlerce ben..
Bir birinin ardı sıra yıkılan domino taşları gibi
Birbirimize söyleyemediğimiz kelimelerin mesafesi kadar uzak ve tek tek olduğunda
Anlamı olmayan kelimelerin bir araya getirdiği bizi biz eden sevdanın,
İnsan olmaktan başka bir anlamına binlerce mana yüklem, tümleç türlerinin,
Ne nokta ne de virgül olmadan, ünlemsiz ve anlamsız gibi gelse de her kelimenin manası vardır onu yaşata bildiğin yerde…

Yaşıyor muyum diye düşünüyorum
Yaşamak sadece nefes almak ise…
Düşünmek ise zamanı tüketmek
belki de yaşıyorumdur.

Sana, seni yazdığım en güzel yere ne yazdığımı hatırlamadım hala..
Bir yere yazmıştım işte…

Ali BOYBEYİ

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Güzel Sözler